1. Tabiat, sırlarını bakmasını bilene açıklarmış.
  2. Şimdi al yalnızlığımı ört üzerine Olric.. Belki o vakit bırakıp her şeyi.. Gelirim bir yerlerden başlamak için yeniden.
  3. Ne zaman hayata tutunmaya çalışsak, hep mahrem yerleri geldi elimize.
  4. Söyle “evladım” diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.
  5. Bize öğretilen her söze inandık, yasaktır dendi kandık, hep girilmez levhalarına aldandık bu tutulan yol yanlıştır bize.
  6. Kimsenin yaşantısını beğenmedim. Kendime uygun bir yaşantı da bulamadım.
  7. Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var.
  8. İyi geçinmek iki kişinin kusursuz olmasıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur!
  9. Koca bir ömrü harcamak dedikleri gerçeğin Oğuz Atay Sözleri altını seninle çizdim ben.
  10. Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor.
  11. Hayır dostum ben en acıklı anlarımda bile güldürücü sözler bulan bir insanım, kendime acımam bundandır.
  12. Beni anlamalısın çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
  13. Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.
  14. İnsanlar bozuk para gibidir. İki seçenek vardır: yazı ya da tura. Bir yüzünü gösterirken bize diğer yüzünü zaman gösterecektir.
  15. İnsan çok sevdiği halde neden her defasında terkedilir? ve beklenenler, neden hep vazgeçildikten sonra gelir?
  16. Ne ölmek nefessiz kalmaktır; ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hakeden birine yaşamını harcamaktır.
  17. İki kadına adamak istiyorum hayatımı. Biri ‘erkeğim’ desin bana, diğeri sadece baba.
  18. Sigarayı bırak artık diyordun ya bana, bende bırakmıyordum. Çünkü senin, benim için üzülüyor olmana içten içe seviniyordum.
  19. Zaman her şeyin ilacıysa, fazlası intihara girmez mi?
  20. Nedensiz ve sebepsiz sevdim seni. Çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun ismi..
  21. Siz bilmezsiniz albayım : insanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu.
  22. Fotoğraf çekilerken, nedense kendimizi gülümsemek zorunda hissediyoruz. yani aslında ona bile mutluluk oyunu oynuyoruz.
  23. Hiç kimseyi anlamıyorum. İnsanların arasına karışıp onlara uyduğum için de kendimden nefret ediyorum.
  24. Güçlü olmak artık beni yoruyor Olric , ki buralarda bilmem, hangi uykunun, hangi köşesinde beklemedeyim hiç gelmeyecek olanı.
  25. Provası yok hayatın. Ne yeniden yaşamak mümkün, ne de yaşadıklarını silebilmek. Önemli olan, ilk defa değil son defa sevebilmek.
  26. Biliyor musun Olric? Artık yalnızlığı bile çok seviyorum, sırf onun eseri diye.
  27. Hayatımın başı ve sonu belliydi; hiç olmazsa ortasını kaçırmamalıydım.
  28. Yemek koyulurken, ‘bu kadar yeter’ dedikten sonra mutlaka bir kaşık daha yemek koyan kişiye ‘anne’ denir. Ve o her şeye değerdir.

Kitaplarından Alıntılar

“Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir kitapları koruma derneği kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…” (Tutunamayanlar)

“Beni anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.” (Tehlikeli Oyunlar)

“Herkes hafızasından, hafızasının zayıf olduğundan kolaylıkla şikayet eder; fakat asla zekasından yakınmaz. Bilmez ki hafıza, zekanın bir unsurudur.” (Bir Bilim Adamının Romanı)

“Artık hayatta yeteri kadar acı var, insanlar bunu görmek için tiyatroya gitmezler artık.” (Oyunlarla Yaşayanlar)

“Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.” (Korkuyu Beklerken)

“Bu dünya geçicidir. Bu dünyada elde etmek ve korumak bir insan için sadece kısa ömrü için gereklidir. Bunu unutmamalı. Mezarlıklar bu nedenle gözümüzün önünde bulunmalı. Evimizin bahçesinde, sokağın köşesinde tek mezarlar yer almalı. Her şey geçicidir. Belgeler gereksizdir, unutulacak ayrıntıları yazmak anlamsızdır. Belki de unutmak esastır. Öğrenmek, kendini tanımak mutsuzluktur.” (Günlük)