1. Aşk… Her şeyin başı ve sonu aşk…
  2. Çilesi çekilmeyen şeyin aşkı olmaz. Aşk olmayınca, çile olmaz. Çile olmayınca ibda, meydana getirme cehdi olmaz, şevk olmaz, hiçbir şey olmaz, olmaz.
  3. Kalplerinizi değiştirin. Size hakikat gibi görünen şeylerin hemen değiştiğini görürsünüz. Kalp değişir miymiş istenince? Dünyanın en sert ve en yumuşak madeni, kalp. Ateşini bulsun, hemen değişir.
  4. Bazıları, “Ben Allah’ı severim, O’ndan korkmam!” der. Bilmez ki, korku, sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur. Dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz?
  5. Bir bekleyenin olmalı. Sen kendinden vazgeçsen de senden vazgeçmeyen…
  6. Kadın; bir ufuk gibi kaçmayı, yaklaşıldıkça uzaklaşmayı, ama adım başında vaat etmeyi, derken vadini geri almayı, peşinden tekrar caymış görünmeyi bilen; erkek de civa damlası misali parmaklarından kaçıcı bu yaratığı bayıltıp durdurmayı ve parmağına yapıştırmayı becerebilendir.
  7. Sen çok sev de bırakıp giden yar utansın.
  8. Aşkın kanatlarını saymaya sayılar yetmez. O kanatlarla uçulmayacak, çıkılmayacak makam ve derece mi var?
  9. Bir hoşça kala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.
  10. Üstad’a sorarlar, “Sevgi mi, nefret mi?” diye. “Nefret.” diye cevap verir. Ve ekler, “Çünkü onun sahtesi olmaz.”
  11. Sevdiğini belli et. Gizlemek başkalarına fırsat vermektir.
  12. Bir giden var, bir de beklenen.
  13. Kavuşmak mı? Belki… Daha ölmedim!
  14. İnsan sevme hissini israf etmemeli, kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu o kadar sevmeli.
  15. Yusuf, baştan aşağı iffet olduktan sonra; Züleyha, baştan aşağı afet olsa ne yazar?
  16. Sokak lambası gibi olma ey yar! Kime yandığın belli olsun.
  17. Yanında olduğum zaman değerimi bilmezsen; değerimi bildiğin gün, beni yanında bulamazsın.
  18. Ateşin yakamayacağı tek şey, Aşk!
  19. Zaten sensiz ve senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu.
  20. Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün âhım” yok sana…
  21. Önüne gelenle değil, seninle ölüme gidenle beraber ol.
  22. Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim…
  23. Necip Fazıl Kısakürek Sözleri İnstagram
    Sonunda, “Eyvah!” diyeceğin şeye, başında, “Eyvallah!” deme. Pişman ol, fakat pişman ölme!
  24. Kızgınlık gürültülüdür, kırgınlık sessiz.
  25. Güneş karşısında ancak kamer vücut bulabilir; başka bir güneş değil…
  26. Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir.
  27. Hayatı müsvedde yaşamayın. Temize çekmeye vaktiniz olmayabilir.
  28. İdrakin aczini idrakten büyük idrak yoktur.
  29. Küçük parçalara hor bakmayın, onlar bütünden habercidir.
  30. Basit kişiler hep ilgi görür. Kaliteli kişiler hep yalnızdır. Ucuz malın alıcısı çoktur.
  31. İnsanları tanıdıkça, seveceksin yalnızlığı.
  32. Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil.
  33. Gökler dolusu sustum ve gök gürültüleriyle doldum.
  34. Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim!” de. Bas ve yürü.
  35. Siz hiçbir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
  36. Aydınlık yolu herkes bulur, mesele karanlık yolda ışık aramak.
  37. Zaten bütün dünya, başı dönen milyonlarla başı dönmeyen birkaç kişiden ibaret.
  38. Ölüm güzel şey budur perde ardından haber
    Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
  39. Ölüm zorların zoru, yaşamak ondan da zor!
  40. Çile çekmeyen insandan adam olmaz..
  41. Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim.
  42. Ağlayabilseydiniz; anlayabilirdiniz…
  43. Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar,
    Ne de şeytan bir günahı,
    Seni beklediğim kadar.
  44. Allah’ım!
    Senden ne gelecekse gelsin.
    Sen ki Rahmetinle de kahrınla da güzelsin..
  45. Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes.
    Ey k*hpe rüzgar artık ne yandan esersen es..
  46. Tutuşturanlar lügat kitabını elime,
    Bilsinler Allahtan başka bilmiyorum kelime.
  47. Fezada “Allah diye bir şey yok” iddiası,
    Gel gör kaç füzeye denk, bir müminin duası.
  48. Bu kasvet dünyasında kalmadı özlediğim,
    Namaz vaktinden başka anını gözlediğim…
  49. Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
    Anla ki, yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık …
  50. Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselam;
    Zaman ve mekan üstü biricik rejim, İSLAM.
  51. Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı,
    Elindeyse, beyazdan gel de sıyır beyazı…
  52. Tek neşe bu dünyada, var olmanın sevinci;
    Ve tek ilim, varlığın bilinmeden bilinci…
  53. Neye baksam aynı şey, neyi görsem aynı şey…
    Olan sensin, hey gidi hakikat sultanı hey!
  54. İman, ihlas, vecd ve aşk, bunlar birer kelime…
    Kelimeyi boğardım verselerdi elime…
  55. Bu yük senden Allahım, çekeceğim, naçarım!
    Senden sana sığınırım, senden sana kaçarım…
  56. Bir bölünmez ki, insan, onu zaman bölüyor;
    İnsan her an dirilip, her saniye ölüyor…
  57. Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer;
    Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…
  58. Ulvî mantık, mantıksızlığa benzer.
  59. Baktığımız her ufkun öte yanına hasret bir ömür sürüyoruz, nereye varsak hicret…
  60. İnsanı olgunlaştıran, yaşı değil, yaşadıklarıdır.
  61. Şiirde gaye, kökte Allah ve mutlak hakikat olarak, dalda sırrılık ve remziliktir.
  62. Sırma renginde pislik, dünyanın süsü pusu, bende tek aziz eşya annemin başörtüsü.
  63. Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden; soruversem : haberin var mı öleceğinden?
  64. Şu iner yokuşlardan, hep basamak basamak; benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
  65. Yusuf baştan aşağı iffet olduktan sonra, züleyha baştan aşağı afet olsa ne yazar.
  66. Bu dünyada renk,nakış,lezzet ne varsa küsüm; gözümde son marifet,azraile tebessüm.
  67. Çocukken gün battı mı, bir köşede ağlardım; nihayet döne döne aynı noktaya vardım.
  68. Eklense de başıma, dünyada kaç baş varsa. Başım, onların hepsi için secdeye varsa.
  69. Her kahkahanda Allah’a teşekkür etmiyorsan, Neden her ağladığında O’na kızıyorsun?
  70. Biz dünyada kimsenin bulamadığı huzuru arayacak değiliz. Kalkar, abdest alır, huzurda eğiliriz.
  71. Dünya, Ahiretin tarlası…
  72. Uyumak istiyorum başım bir cenk meydanı,
    Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı!..
  73. Nefes alırken bile inkisar ve pişmanlık;
    Kimse edemez bana, benim kadar düşmanlık.
  74. İnsan, yaklaştığınca yaklaştığından ayrı;
    Belli ki; yakınımız yoktur Allah’tan gayrı..
  75. Sizin oynadığınız uzun eşek birdirbir
    Ya bizim ki o tek yol bir tanedir birdir bir..!
  76. Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya
    Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
  77. Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
    Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım.

    Gözüm aklım fikrim var deme, hepsini öldür.
    Sana göl gibi gelen o çöl diyorsa çöldür.

  78. Bilerek bilmeyerek Allah’a doğru yol almak vardır, varmak yoktur. Varabildiğimiz hiçbir şey, hiçbir ufuk Allah değildir. Allah, sonsuzluktur.
  79. Filozofların bahsettiği değil, Peygamberlerin haberini getirdiği Allah!
  80. Susmak, “Ya Sabır!” diyebilmektir. Öyle bir duadır ki, yürekte çınlar.
  81. Gerçek hayat, burada olmayandır; var olup burada olmayan…
  82. Allah, ıstırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.
  83. Ayağın taşa takıldığında, “Allah kahretsin!” bile deme, dua et ki; taşa takılan bir ayağın var.
  84. Kurban olduğum Allah’a bile günde beş vakit ulaşabiliyorken, kendini ulaşılmaz sananlara selam olsun!
  85. Allah’ın sevdiği cihad, zalim Emire söylenen Hakk kelimesi…
  86. Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez. Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
  87. Büyük cihat, milyonlarca insanın bir o kadar insanla kavgası değil; tek kişinin öz nefsiyle cengidir.
  88. O günah ki, insana küçüklük ve sığınma duygusu verir. Büyüklük ve kibir yapan ibadetten daha hayırlıdır.
  89. Tek dava O’nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.
  90. Kâfire karşı dimdik, Allah’a karşı Vav gibi eğilirim!
  91. İnsanlar ikiye ayrılır: vaktini beşe ayıranlar, vaktini boşa ayıranlar.
  92. Sen oku, dedi; her şeyden evvel oku! Ama okumaya başlamadan evvel bil, ne okuyacağını bil!
  93. Mekke, Kâbe’nin etrafında bir fanus… Kâbe, Mekke’nin içinde bir nur… Mekke bir şehir, Kâbe bir sır…
  94. Nefs, ne bendir, benliktir; ne zattır, şudur, budur; kalb hakikati içinde, ruhun mukabil kutbunu gösteren ayrı ve bambaşka bir mevcuttur. Her insanda bu mevcut, daima gizli ve bazen aşikâr bir Allah düşmanı. Allah düşmanı yola getirilmedikçe, Allah’a yol açılmaz.
  95. Ne mutlu o kimseye ki, O’na iman eder; O da kendisine hidayet…
  96. Allah’a malik olan neden mahrumdur? Allah’tan mahrum olan neye maliktir?
    Allah, de ve sus! Başka hiçbir şey söylemeye değmez.
  97. Allah Rasülü’nün kölesi olmayı en muhteşem sultanlık bilme saadeti; ve sureta bu köleliği kabul edip de emirlerin kabuğunda kalmak felaketi.
  98. İslam’ın kılıcı bizzat merhamettir.
  99. Sermayem tek kelime, ALLAH azze ve celle.
  100. Yalnızca Allah’a inanın, gerisi inanılacak gibi değil.
  101. Gerçek keramet, kerametin gizlenmesidir.
  102. Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not; Dünya beş para etmiyor..
  103. Herkesi bu hale birbiri getirdi. Herkes, herkesi affetsin.
  104. Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler.
  105. Edep, hududu muhafaza etmektir. En büyük edep, ilahi hududu muhafaza.
  106. Ölmeyi bilmek lazım, yaşamaya hak kazanmak için.
  107. Anlamak lazım değil, inanmak lazımdır.
  108. Hayatımızın yarısını uyuyarak geçiriyoruz, diğer yarısını da uyutularak.
  109. Bir sigara kâğıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
  110. Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım!
  111. Kendinden kurtul ve ol! Olmak, işte bütün mesele…